hass ne demek? hass kelimesinin anlamı nedir?

  •   (C.: Havass) Hususi. Hâlis. Kıymetli ve ileri gelen mühim yakınların topluluğu.

  •  Bir şeyde bulunup başkasında bulunmayan. Umumi olmayıp mahsus olan.

  •  Tam ayar olan, yabancı maddelerle karışık olmayan ve içinde bozuk bulunmayan. Tek, münferid.

  •  Saf.

  •  Tar: Osmanlı İmparatorluğunun ilk zamanlarında, devletin büyüklerine ayrılan yıllık geliri yüzbin akçadan fazla olan arazi.

  •   Alçak, bayağı, âdi.

  •  Marul.

  •   Azlık, kıllet.

  •   Duyan. Hisseden. Duyucu.

  •  Duygu.

  •   Girmek, dühul etmek.

  •   Kat'etmek, kesmek.

  •  Toplamak, cem'etmek.

  •  Davara ot vermek.

  •  Ateş yakmak.

  •   Tergib. Teşvik. Bir kimseyi bir şey için iknâ etmek.

  •   Zannetmek.

  •  Silkmek.

  •  Davarı kaşağılamak.

  •  Közün üstünde birşey pişirmek.

  •  Katletmek, öldürmek.

Benzer Kelimeler

  •  hashase

    Anlaşılmayan ses. * Hınzır avazı.

  •  hasirin

    (Hâsir. C.) Zarar görmüş olanlar, ziyana uğramış kimseler.

  •  hasr

    Bir şeyin içine alma. Yalnız bir şeye mahsus kılma. * Bir çember içine almak. Askerle etrafını kuşatmak. * Sıkıştırma. Kısaltma. * Okurke...

  •  hasret-keşane

    f. Hasret çekene yakışır surette. Özleyenler gibi.

  •  hasek

    Kin, adavet, hased. * Savaş âletlerinden, üç köşeli diken şeklinde bir silâh.

  •  hasba

    Hafif tahkir yerinde kullanılan bir tabirdir. Halk dilinde "haspa" şeklinde kullanılır.

  •  hasud

    Çok hased eden.

  •  has'am

    Yemen diyarında bir kabilenin adı.

  •  hasisa

    Bir şeye mahsus hal. Kendine mahsus olup başkasında bulunmayan keyfiyet, karakter.

  •  hasirun

    Zarar ve ziyana uğrayanlar. Eli boş kalanlar.

"HASS" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.