58.000'den fazla kelime ile en kapsamlı Osmanlıca Türkçe sözlük
Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
hased ne demek? hased kelimesinin anlamı nedir?
Başkasının iyi hallerini veya zenginliğini istemeyip,
kendisinin o hallere veya zenginliğe kavuşmasını istemek.
Çekememezlik. Kıskançlık. Kıskanmak.(Hasedin çaresi: Hâsid
adam, hased ettiği şeylerin âkıbetini düşünsün. Tâ anlasın
ki, rakibinde olan dünyevi hüsün ve kuvvet ve mertebe ve
servet; fânidir, muvakkattır. Faidesi az; zahmeti çoktur.
Eğer, uhrevi meziyetler ise; zâten onlarda hased olamaz.
Eğer onlarda dahi hased yapsa, ya kendisi riyakârdır; âhiret
malını dünyada mahvetmek ister. Veyahut mahsudu riyakâr
zanneder, haksızlık eder zulmeder.Hem ona gelen
musibetlerden memnun ve ni'metlerden mahzun olup kader ve
rahmet-i İlâhiyeye onun hakkında ettiği iyiliklerden
küsüyor. Adeta kaderi tenkid ve rahmete itiraz ediyor.
Kaderi tenkid eden başını örse vurur kırar. Rahmete itiraz
eden rahmetten mahrum kalır. M.)
Benzer Kelimeler
Küçük taş parçası. Çakıl. * Tıb: Sidik yolunda taş peyda olmak.
Kısaltmak. Sadece bir şeye mahsus kılmak. Bir şey için vakfetmek.
f. Kıskançlıkla, hasetçilikle, hasud olan kimseye benzer surette.
(Hasr. dan) Muhâsara eden, etrafını çeviren, hasreden.
(Hâsir. C.) Zarar görmüş olanlar, ziyana uğramış kimseler.
Mat: Toplam. Bir kaç sayının birlikte toplanmasından meydana gelen yekûn.
Bir mânaya mahsus olan lafızdır. Hasan, Mehmed, insan, erkek lafızları gibi.
Edb: Ayrılık münasebetiyle yazılan mektub. Hasreti belirten yazı, hasret mektubu.
f. Hassas ve duygulu olana yakışacak şekil ve surette.
Sadece bir şeye bakıp dikkat etmek. * Yalnız bir mevzu veya meslek üzerinde çalışıp onda mütehassıs ve muvaffak olmaya çalışmak.