Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"HALÂA(T)" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Yakalıyan, tutan kimse.
Boşanmış erkek, zevcesini şer'an terketmiş adam. (Müennesi: Hâlia'dır.) * İtaatsız, isyan eden, utanmaz, kayıtsız, hayasız. * Kovulmuş. *...
Şimdiki hâlde, şimdiki zamanda.
f. Saplanmış, dürterek bastırılmış.
Çalışmaktan, yürümekten veya ibadetten kemiklerin ağrıması.
Seleften halefe geçme. Geçen ve gidenden, gelene kalma. Babadan evlâda geçme.
Samimi dost. Sâdık dost. * Nahif ve fakir kimse. (L.R.)
Liman. Boğaz. Kanal. Körfez. Koy. Denizin kara içine nehir gibi uzanmış kısmı. * Irmak. * Büyük çanak. * İp. * Deve ağzı.
Yaş peynir gibi olan koyu yoğurt.
Karıştırmak. Münasebetsiz söz söylemek. Bir şeyi bir şeye karıştırmak. Hatâ etmek.