hads ne demek? hads kelimesinin anlamı nedir?

  •   Kaşımak.

  •  Tırmalamak.

  •   Uzun düşünce ve delile ihtiyaç kalmadan hâsıl olan ilim. Sür'at-i intikal. Ani ve doğru idrâk. Delilden neticeye çabuk varmak.(Akıl tâtil-i eşgal etse de, nazarını ihmal etse, vicdan Sânii unutamaz. Kendi nefsini inkâr etse de onu görür. Onu düşünür. Ona müteveccihtir. Hads ki, şimşek gibi sür'at-i intikaldir, dâima onu tahrik eder. Hadsin muzâafı olan ilham, onu dâima tenvir eder. Meyelânın muzâafı olan arzu ve onun muzâafı olan iştiyak ve onun muzâafı olan aşk-ı İlâhi, onu dâima mârifet-i Zülcelâle sevkeder. Şu fıtrattaki incizab ve cezbe, bir hakikat-ı câzibedarın cezbiyledir. M.N.)(.... Hem hiç mümkün müdür ki: O hads-i kat'î, o yakîn-i şuhudî hadsiz emarelerden ve o emareler, hadsiz müşahedat vak'ıalarından ve o müşahedat vakı'aları, şeksiz ve şüphesiz mebâdi-i zaruriyeye istinad etmesin. Öyle ise, şu ehl-i edyandaki bu itikadât-ı umumiyenin sebebi ve senedi, tevatür-ü mânevi kuvvetini ifade eden pek çok kerrat ile melâike müşahedelerinden ve ruhanilerin rü'yetlerinden hâsıl olan mebâdi-i zaruriyedir, esasat-ı kat'iyyedir. S.)

Benzer Kelimeler

  •  hadisat

    (Hâdise. C.) Yeni olan şeyler. Hâdiseler.

  •  hadika

    Etrafı duvarla çevrilmiş bahçe. Sulu, ağaçlı bahçe.

  •  haddad

    Demir işleri yapan usta, demirci, çilingir. * Muhâfız, bekçi, gardiyan. * Kapıcı.

  •  hadb

    şefaat etmek.

  •  hadsiz

    Hesapsız, sayısız. Belirli olmayan, çok.

  •  hadsen

    Sezmekle. Sür'atle intikal ve idrâk etmekle.

  •  hadşe

    (C.: Hadeşât) Vesvese, kuruntu, merak, ye's, üzüntü, hüzün.

  •  hadme

    Ateş gürültüsü.

  •  hadleka

    şiddetle bakmak.

  •  had'a

    Kamçıdan çıkan ses.

"HADS" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.