hadd ne demek? hadd kelimesinin anlamı nedir?

  •   Gürültülü bir sesle çağıran.

  •  Denizden gelen gürültülü dalga sesi.

  •  Gürültü ile yıkılan.

  •   Hudut. Çizgi. Sınır.

  •  Cürüm.

  •  Salahiyyet.

  •  Şeriatça verilen ceza.

  •  Derece. Son derece. Münteha.

  •  İnsana ârız olan şiddet ve titizlik.

  •  Def etme. Men etmek.

  •  Keskin. Sivri.

  •  Sert. Gergin.

  •  Man: Üç tasavvurdan ibaret olan kıyas.

  •  Ekşi.

  •  Tesirli, müessir.

  •   Yol.

  •  İnsan cemaatı.

  •  Bir şeye tesir ederek iz bırakmak.

  •  Yanak, yüz, vecih.

  •  Yeri kazmak, yeri yarmak.

Benzer Kelimeler

  •  hadd-i şer'i

    Şeriat kanunlarıyla verilen ceza.

  •  hadd-i zatında

    Aslında. Yaradılışında.

  •  hadd-i büluğ

    Büluğa erme yaşı. Teklif-i İlâhînin başladığı, namaz ve oruç gibi dinî emirleri ifaya başlanılan yaş.

  •  hadib

    Kınalı, kına yapılmış. * Boyalı, boyanmış.

  •  hadis-i muallak

    Senedinin yalnız ibtidasından bir veya birkaç ravisi hazf edilmiş olan hadistir. Meselâ: Bir zat kendi şeyhini ve şeyhinin şeyhini zikr e...

  •  haddas

    (Hads. den) Anlayışlı, zeki, çabuk kavrayan.

  •  hadim-ül lezzat

    Lezzetleri mahveden, yıkan. (Ölüm)

  •  hadeyan

    Yelmek.

  •  had

    f. Çaylak kuşu.HAD' (Hıd') : Aldatmak. * Dühul etmek, girmek. * Kurumak.

  •  hades-i asgar

    Fık: Taharet-i suğra ile, yani yalnız abdest ile giden taharetsizlik hali. Bevletmek, kan gelmek sebebi ile hasıl olan hades gibi.

"HADD" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.