Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"FESAHAT" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Beyan etmek, açıklamak. * Tabibin suya bakması.
f. Oyunbozanlık eden, fesat karıştıran.
Sâkin olmak, sâkin etmek.
Bozuk ve fenalık. Karışıklık. Haddi tecavüz edip zulmetmek. (Zıddı: Salâh'tır.)( $ Evet fıskla bozulan bir adam, bataklığa düşüp çıkamaya...
Mide fesadı, mide bozukluğu.
Yola gitmek. * Kan döküp adam öldürmek.
Bozmak. Hükümsüz bırakmak. Kaldırmak. * Zayıf olmak. * Bilmemek. Cehil. * Re'y ve tedbiri ifsad eylemek. * Zaif-ül akıl. Zaif-ül beden. *...
Edb: Bir cümlede yapılan tertibin mâna çıkmayacak derecede bozuk ve karışık oluşu.
f. Asılsız hikâye. Masal. (Bak: Efsane)
Fr. Çeşitli sebeplerle yapılan ve birkaç gün süren şenlik.