Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"FERAK" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
İnsanın boynunda ve arkasında olan ve gittikçe zaaf verip boynunu ve belini eğip, helâk eden yel.
f. Üstünlük, rüçhaniyet. * Bilgi.
Benzeri pek nâdir bulunan. Benzeri bulunmayan, yektâ. * Doğrudan doğruya Kur'andan ders alıp ders veren ve kuvve-i kudsiye sahibi olan Ev...
f. Kendi ihtiyariyle hareket eden, gururlu, kibirli kimse.
f. Son mekân, âkibet yeri. * Mc: Kabir, mezar.
Yarık, çatlak. Korkulacak yer. * Ud yeri. Dişi tenasül âleti.
Dağıtmak. Saçmak. * Ciğer parçalamak. * Hurma çekirdeğinin kabuğunu soymak. * Atın pisliği. Fışkı.
(Firdevs. C.) Cennetler, firdevsler. * Bahçeler.
f. Neş'eli, sevinçli.
Kanbel otu.