Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"FELL" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Tan zamanı, subh, fecir. * İki tepe arasındaki düzlük. * Bütün mahlukat. * Suçlunun ayağına vurulan tomruk, falaka. * Cehennem.
Ağaç dibinden çıkan budağın yaprağı.
Öyleyse. O zaman. O halde... (gibi mânalara gelir.)
Gök, gök katı, devir. * Tâli', baht. * Büyük ve dâirevi olan şey. * Her gök seyyaresinin gezdiği âlem. * Dünyâ, âlem, * Bir zilli âlet. *...
Belâ, musibet, âfet, dâhiye. Bedbahtlık.
Felsefe ile ilgili bilgi ve düşünceler, hikmet bilgileri.
(C: Felevât) Sahra, çöl.
Mc: Sözünde durmaz, verdiği sözü tutmaz. * Kimine yâr olur, kimine olmaz.
(Bak: Felihâzâ)
Lisanın döküntüleri, iradesiz ağızdan çıkan söz veya kelime. * Ansızlık. * Her ayın son geceleri. (Bak: Hey'atin feletâtı)