Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"FECVE" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Sabaha karşı şark ufkunda yayılmaya başlayan beyaz bir aydınlık. Bunun mukabili birinci fecirdir ki, bir aydınlıktan sonra tekrar aydınlı...
(C.: Ficâc) Açık yer. İki dağ arasındaki geniş yol. Tarik-i vâsi'.
(Bak: Fecr)
(Facir. C.) Günah işleyenler, günahkârlar, zinakârlar, fâcirler.
Çok acı veren, acıklı.
(Bak: Fecr-i sâdık)
Kirişi çıkmış ve ayrılmış olan yay.
Tan yerinin ağarması. Şafak. Sabah vakti, güneş doğmadan evvel şarkta hâsıl olan kızıllık. * Bir şeyi genişçe ikiye ayırmak. * Günah işle...
(Fecâet) Merak edilecek hâl, kederlenecek kötü durum. Felâket.
Döşek döşeten. * Erkek, zevc.