Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"FEC'ET" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Sabaha karşı şark ufkunda yayılmaya başlayan beyaz bir aydınlık. Bunun mukabili birinci fecirdir ki, bir aydınlıktan sonra tekrar aydınlı...
(Bak: Fecr)
(Fecîa. C.) Belâlar, musibetler, felaketler.
Bir kimsenin, musibetten dolayı elemli olması. * İncinmek. * Tasalı olmak, kederli ve hüzünlü oluş.
Büyüklenmek, ululanmak, kibirlenmek.
Gelecekteki fecr. 1908 meşrutiyet inkılâbından sonra Servet-i Fünun mecmuası etrafından toplanan bir kısım gençlerin kurmak istedikleri e...
Döşek döşeten. * Erkek, zevc.
Tan yerinin ağarması. Şafak. Sabah vakti, güneş doğmadan evvel şarkta hâsıl olan kızıllık. * Bir şeyi genişçe ikiye ayırmak. * Günah işle...
(Fecâet) Merak edilecek hâl, kederlenecek kötü durum. Felâket.
Kur'an-ı Kerim'in 89. suresi.