faiz ne demek? faiz kelimesinin anlamı nedir?

  •   (Fevz. den) Dilediğine eren. Başaran. Korktuğundan kurtulan. Üstün gelen. Necat bulan.

  •  Kapının üstündeki eşik.

  •   Ödünç verilen para için alınan ve şer'an haram olan kâr. Faizin iş hayatındaki mânası, "sen çalış, ben yiyeyim"dir. Küçük tasarruf sahiplerinin paraları bankalarda toplanıp, büyük yekûnlere ulaşır. Banka bu parayı aldığından daha büyük faizle iş sahiplerine kredi olarak verir. İstihsâl edilen (üretilen) malların fiatına masraf olarak bu faiz eklenir. Böylece malların fiatı faiz yüzünden %50 civarında veya daha fazla artar. Bu malı satın alanlar, ödedikleri fiatla birlikte vaktiyle yatırımcının ödediği faizi kendileri ödemiş olurlar. Böylece tasarruf sahipleri bankadan aldıkları faizden çok daha fazlasını bu malı satın almakla geri ödemiş olurlar. Ayrıca fiatların yükselmesiyle dar gelirlilerin haklarına tecavüz etmiş olurlar. Çalışmadan para alıp vermekle zenginleşen bir zümrenin türemesine de sebep olurlar. İslâm, faizi haram kılmakla bu haksızlıkları önler. (Bak: Riba)

  •  Taşan, dolan.

Benzer Kelimeler

  •  faih

    (C.: Fevâih) Meyve ve çiçek kokusu.

  •  faik-ül akran

    Akranlarından daha üstün.

  •  fail-i müşterek

    Huk: İşlenmiş olan bir suçta parmağı olan. Suç ortağı.

  •  faide

    (C.: Fevaid) Kazanç, kâr, nef', menfaat. İstifadeye sebeb. Yararlılık, işe yarama.

  •  fail-i mübaşir

    Huk: Bir şeyi bizzat yapan kimse.

  •  fail-i muhtar

    Re'yinde müstakil olan. İstediğini yapmakta serbest olan (Cenab-ı Hak).

  •  faik

    Üstün, üstünde. Diğerinden daha değerli ve üstün. Her şeyin güzide ve a'lâsı. Âli. * Başın boyun ile bitiştiği yer.

  •  failiyyet

    İşleyicilik. Müessir olmak. Fâile mensub ve müteallik oluş.

  •  faikiyyet

    Üstünlük. Kıymetlilik.

  •  fail-i hayr

    Hayır işleyen, hayır sahibi.

"FAİZ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.