Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"FAHHARE" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Büyük, kebir, ulu.
Karşılıksız olarak. Parasız olarak. * İftiharla. Övünerek.
(Milâdi 1149-1209) Büyük bir müfessir-i Kur'andır. Fizik, matematik ve tıb hakkında eserleri de vardır.
f. Yegâne müracaat edilecek en büyük makam.
Bir şeyin içyüzünü araştırma, aslını tetkik etme. * Ayırtmak. * Bahsetmek. * Seyirtmek. * Sıçramak.
Bir kimsenin kendini medih için söylediği söz veya şiir. Fahre mensub ve müteallik olan.
Uyluk. Kalça. Bacağın kalçadan dize kadar olan kısmı. * Bir kimsenin en yakın aşiretinden olan cemaat.
f. İtibar ve nüfuz sahibi kimseye yakışır şekilde, fahim olana yakışacak surette.
(Fahmiyye) Kömürümsü, kömürle alâkalı.
Çok öğünen. Çok iftihar eden. Fahur. * Çanak, Çömlek. Toprak testi.