58.000'den fazla kelime ile en kapsamlı Osmanlıca Türkçe sözlük
Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
esbab ne demek? esbab kelimesinin anlamı nedir?
(Sebeb. C.) Sebebler. Bir şeye vâsıta olanlar. Sebeb
olanlar. (Evet, izzet ve azamet ister ki; esbab, perdedar-ı
dest-i kudret ola aklın nazarında. Tevhid ve Celâl ister ki;
esbab, ellerini çeksinler te'sir-i hakikiden. M. N.)(Cenab-ı
Hak, müsebbebatı esbaba bağlamakla, intizamı, temin eden bir
nizamı kâinatta vaz'etmiş. Ve her şeyi, o nizama müraat
etmeğe ve o nizamla kalmaya tevcih etmiştir. Ve bilhasa
insanı da, o daire-i esbaba mürâat ve merbutiyet etmeğe
mükellef kılmıştır. Her ne kadar dünyada, daire-i esbab,
daire-i itikada galip ise de; Ahirette hakaik-i itikadiye
tamamen tecelli etmekle, daire-i esbaba galebe edecektir.
Buna binaen, bu dairelerin herbirisi için ayrı ayrı
makamlar, ayrı ayrı hükümler vardır. Ve her makamın iktiza
ettiği hükme göre hareket lâzımdır. Aksi takdirde daire-i
esbabda iken; tabiatiyle, vehmiyle, hayaliyle daire-i
itikada bakan; Mu'tezile olur ki, te'siri esbaba verir. Ve
keza, daire-i itikadda iken, ruhuyle, imaniyle daire-i
esbaba bakan da, esbaba kıymet vermeyerek Cebriye mezhebi
gibi tenbelcesine bir tevekkül ile nizâm-ı âleme muhalefet
eder. İ.İ.)
Benzer Kelimeler
Bir hükmün daha yüksek bir merci tarafından bozulmasını icâb ettiren sebepler. Bozma sebepleri.
Kadınların başlarını örttükleri güzel ve ince bir örtü. * Kadınların, yüzlerini örtükleri peçe, tül.
(Esb-süvâr) f. Ata binmiş.
Geçenki, geçen, evvelki, önceki. Daha önce geçmiş olan. Evvel gelen.
(Esbâb-ı mazeret) Yapılan bir cürmün ve kabahatın cezasını hafifletici sebebler.
Tabiattaki sebepler. (Bak: Delil-i İnâyet)
İcbar eden, cebreden, zorlayan sebepler.
At, beygir, feres.
İsbata yarıyan sebepler. Sübut delilleri.
Huk: Bir i'lâmın istinaf suretiyle bozulmasını icabettiren sebepler.