58.000'den fazla kelime ile en kapsamlı Osmanlıca Türkçe sözlük
Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
emr-i ilahi ne demek? emr-i ilahi kelimesinin anlamı nedir?
Allah'ın emri. Mc: Ölüm.(Ubudiyet, emr-i İlahîye ve
rıza-yı İlahîye bakar. Ubudiyetin dâisi, emr-i İlahî ve
neticesi rıza-yı Hak'tır. Semeratı ve fevaidi, uhreviyedir.
Fakat ille-i gaiyye olmamak, hem kasden istenilmemek
şartıyla, dünyaya ait faideler ve kendi kendine terettüp
eden ve istenilmiyerek verilen semereler, ubudiyete münafi
olmaz. Belki zaifler için müşevvik ve müreccih hükmüne
geçerler. Eğer o dünyaya âit fâideler ve menfaatlar, o
ubudiyete, o virde veya o zikre illet veya illetin bir cüz'ü
olsa, o ubudiyeti kısmen ibtal eder. Belki o hâsiyetli virdi
akim bırakır, netice vermez. İşte bu sırrı anlamıyanlar,
meselâ yüz hâsiyeti ve fâidesi bulunan Evrâd-ı Kudsiye-i
Şâh-ı Nakşibendî'yi veya bin hâsiyeti bulunan Cevşen-ül
Kebir'i, o fâidelerin bazılarını maksud-u bizzat niyet
ederek okuyorlar. O fâideleri göremiyorlar ve göremiyecekler
ve görmeye de hakları yoktur. Çünki, o fâideler o evrâdların
illeti olamaz; ve ondan, onlar kasden ve bizzat
istenilmeyecek. Çünki onlar fazlî bir surette o hâlis virde
talebsiz terettüb eder. Onları niyet etse, ihlâsı bir derece
bozulur. Belki ubudiyetten çıkar ve kıymetten düşer. Yalnız
bu kadar var ki; böyle hâsiyetli evradı okumak için, zaif
insanlar bir müşevvik ve müreccihe muhtaçtırlar. O fâideleri
düşünüp, şevke gelip, evrâdı sırf rıza-yı İlahî için, âhiret
için okusa zarar vermez. Hem de makbuldür. Bu hikmet
anlaşılmadığından, çoklar, aktabdan ve selef-i salihînden
mervî olan faideleri görmediklerinden şüpheye düşer, hatta
inkâr da eder. M.N.)
Benzer Kelimeler
(Mern. C.) Kürkler, mernler, hayvan derileri, postları.
şerli, kötü kimse.
Dahilî hastalıklar, iç hastalıkları.
Dinin emirlerini, Kur'âni ve İslâmi hakikatleri neşretmek ve bildirmek, men'edilen şeyleri de yaptırmamak. İyiliği, İslâmi hususları emret...
Kadın hastalıkları.
Beklenilmeyen iş, sürpriz. Zorlayıcı bir baskı ile bir işi yapmaya mecbur etmek.
(Maraz. C.) Hastalıklar. Marazlar.
İmansızlığa ait bir iş ve bir husus.
Geçici, bulaşıcı, sâri hastalıklar.
Göz hastalıkları.