Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"DEREKÂT" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
f. Hemen, derhâl, çabuk, arkasından, akabinde.
Padişah kapısı. Yüksek dergâh.
f. Para basılan yer.
f. Üstüne almak. Kendini vazifeli bilmek. * Üzerine alınan iş.
(Dirhem. C.) Dirhemler. Okkanın dörtyüzde birleri. * Akçeler, paralar.
(c.: Dermândegân) f. Âciz, beceriksiz, biçare, zavallı.
Tenbih, tâlimat, vazife. Bir şeyi öğrenmek için muallim veya o işi iyi bilen birisinden azar azar alınan vazife. * Akıl.
f. Lâyık, münasib, uygun, yakışır, derhuş, sezâ, şâyeste. (Derhurd da denir.)
f. Önde olan, göz önünde bulunan.
(Der-miyân) f. Ortada olan şey, arada.