Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"DER-BAR" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
(Dürb) Bir şeyi âdet edinmek. * Dadanmak, alışmak. * Haslet, cür'et. * Tecrübe etmek. * Denemek.
İmanı ve mânevi hakikatları, mânevi terakki yoluyla görmek seviyesinde olan iman mertebesi.
Kenarda bulunan, hâşiye. Bir sahifenin kenarına çıkarılan yazı.
f. Yırtan, yırtıcı.
f. Denizde dolaşan, denizde gezen.
f. Hemen, ardı sıra.
(C.: Deruk) Sığır derisinden yapılan kalkan.
f. Çan, çıngırak.
Urgan ucuna eklenip, kovanın kulpuna bağlanan ip parçası (urgan suya değmesin diye) * Kiriş uçlarında olan halka (yayın başlarına geçirirl...
Tenbih, tâlimat, vazife. Bir şeyi öğrenmek için muallim veya o işi iyi bilen birisinden azar azar alınan vazife. * Akıl.