Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"DÂR" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Para basma.
(C.: Dürub) Kapı, bâb. * Büyük, geniş sokak. * Dâr-ı İslâmla dâr-ı harp arasında olan sınır ve hudut.
Ekşi yemekten dolayı dişin kamaşması.
f. Saklayan, tutan. * Ulaştıran, vâsıl eden, kavuşturan, getiren.
f. İlâç, deva, tiryak.
Dünya. Allah'ın teklif ve emirleri ile vazifeli olduğumuz yer olan dünya. (Şu dâr-ı dünyâ meydân-ı imtihandır. Ve dâr-ı tekliftir. Hizmet ...
f. Debdebe, ihtişam.
Kabir. Mezar.
Def'etmek, kovmak. Reddetmek. * Yer kazmak.
t. İdama mahkûm olanların asıldıkları sehpa.