Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"DÂM-I BELÂ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Yüksek şerefli dâmen, muallâ etek. * Mc: Yüksek namus sâhibi.
f. Eteğe yapışan, etek tutan. * Dâvacı, hasım, şikâyetçi.
Su veya başka sıvıları taşımaya mahsus dar ağızlı, şişkin gövdeli çoğu hasırla sarılı veya sepetli büyük şişe.
f. Birlik damgası. Cenab-ı Hakkın birliğini gösteren delil.
(C.: Damâyim) Sonradan yapıştırılmış şey.
Hışım etmek, öfkelenmek, hiddetlenmek, kızmak.
(C.: Devâmik) Belâ, musibet, dâhiye. Meşakkat, zahmet.
f. Etek. Kenar. Taraf. Zeyl. Elbise veya dağ eteği.
Bir şeyin üzerine işaret veya alâmet koymak. * İşaret vurulan âlet. Mühür.
Yaranın üstüne bez bağlamak, merhem sürmek.