Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"DAİRE" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
İnsanı bir şeye candan bağlamağa sürükleyen iç duygusu. * Mücib ve sebep. * Bâis olan husus, vakit ve zamanın bir hâleti. * Arzu, hırs. * ...
Dua eden, duacı. * Sebep. * Davet eden. Muktazi. (Meselâ: Yemek yemek, iştihadan gelen bir lezzet, bir iştiyaktır. Onu yemeğe sevk eder. B...
(Dâi. C.) Dua edenler, duacılar.
Şu kimseye derler ki, bir kişi ona "oğlumdur" demiş olsun.
Cenab-ı Hakk'ın isimlerinin sahası ve dairesi.
(Devam. dan) Sürekli, devamlı.
(Devam. dan) Her vakit, bir düziye, daimî suretde.
Mehter takımında def çalan.
Allah'ın ehadiyetle tecelli ettiği dâire. (Bak: Ehadiyet)
Kâinat. İmkân âlemi. Mükevvenat. Mümkün olan, şartların müsait olduğu âlem. (Daire-i mümkinat da aynı mânada kullanılır.)