Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"CELVETİYE" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Arkası üstüne yatıp ayaklarını kaldıran kişi.
(C.: Cülûl) Yerden birşey toplamak. * Gemi yelkeni.* Yaşlı olmak. * Kadr ve mertebesi büyük olmak. * Celil, büyük, ulu.
Lügat mânası, deri üzerine vurmaktır. * Fık: Muhsen olmayan mükellef zâni veya zâniyenin muayyen uzuvlarına vech-i mahsus üzere değnek vey...
Çan sesi. * Gök gürültüsü. * Depretmek. * Gitmek.
f. Nâneye benzer bir ot, sebze.
Yiğitlik. Bahadırlık. Kuvvet ve şiddetlilik. Muhkemlik. Salâbet, metânet.
Parlak, ruşen. Zâhir, açık.
Satmak için bir yerden toplanılan şeyler. * Esir, köle, cariye. Satılık esir.
Koyun kırkmakta kullanılan büyük makasın herbir yüzü.
Başın iki tarafından saçın dökülmesi. * Devenin ağaç yemesi.