Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
"CELBÛB" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.
Benzer Kelimeler
Başın iki tarafından saçın dökülmesi. * Devenin ağaç yemesi.
Celâlet ve celâdet sâhibi. Azîm, mertebesi yüksek.
Gurbete düşmek, memleketinden ayrı olmak. Şehrinden ve meskeninden çıkmak. * Başkalarını çıkarmak. * Açık haber. * Ruşen olmak, parlamak.
(C.: Cülûl) Yerden birşey toplamak. * Gemi yelkeni.* Yaşlı olmak. * Kadr ve mertebesi büyük olmak. * Celil, büyük, ulu.
Çok çabuk kızan kimse.
f. Mahkemeye çağırma kağıdı, celb kağıdı.
Peygamberimizin Resul-i Ekremin (A.S.M.) derslerine istinâden, aslı cifir ve ebced hesâbı ile alâkalı olarak Hz. Ali (R.A.) tarafından te'...
(Celi. C.) Aşikâr, açık, aleni, meydandaki şeyler.
Satmak için bir yerden toplanılan şeyler. * Esir, köle, cariye. Satılık esir.
Kaba, ağır.