beyaz ne demek? beyaz kelimesinin anlamı nedir?

  •  Aklık, beyazlık.

  •  Aydınlık.

  •  Yumurta akı.

  •   Müsveddenin temize çekilmesi.(Aynada saçıma baktıkça, beyaz kıllar bana diyorlar: "Dikkat et!" İşte o beyaz kılların ihtariyle vaziyet tavazzuh etti. Baktım ki; çok güvendiğim ve ezvakına meftun olduğum gençlik elveda diyor ve muhabbetiyle pek çok alâkadar olduğum hayat-ı dünyeviye sönmeğe başlıyor ve pekçok alâkadar ve âdeta âşık olduğum dünya, bana "Uğurlar olsun" deyip, misafirhâneden gideceğimi ihtar ediyor. L.)

Benzer Kelimeler

  •  beyn-es sema ve-l arz

    Yer ile gök arasında. Arz ile sema arasında.

  •  beykem

    f. Oda, salon, sofa. * Kasr, köşk.

  •  beyazi

    Aklık, beyazlık. * Uzunluğuna açılan yazma kitap. * Sığır dili.

  •  beylerbeyi

    Tar: Sancak beylerinin başı. Osmanlı eyalet umumi valisi.

  •  beyin

    t. Kafatasının en büyük kısmını kaplayan, kalınca ve dayanıklı üç zarla örtülmüş olan bir sinir merkezidir. Yumuşak ve beyazımsı bir kitle...

  •  beyhan

    Sır saklamıyan, aklında ve kalbinde olanları söyleyen kimse. Boşboğaz.

  •  beyn-ez zevceyn

    Karı-koca arasında.

  •  beyhoş

    f. (Bihûş) Şaşkın. Akılsız. Deli. Serseri.

  •  beyzare

    Büyük ve uzun sopa.

  •  beyariş

    f. Çare. Tedbir. Deva, derman. İlâç, tiryak.

"BEYAZ" kelimesine ilk yorumu yazan sen ol.

Yorumlarınız yayınlanmadan önce kontrolden geçirilecek ve uygunsuz bulunan yorumların onayına müsade edilmeyecektir.