58.000'den fazla kelime ile en kapsamlı Osmanlıca Türkçe sözlük
Aradığınız Osmanlıca kelimelerin Türkçe anlamlarını sözlüğümüzde bulabilirsiniz
batıl ne demek? batıl kelimesinin anlamı nedir?
Hakikatsız, hurafe. Hak ve doğru olmayan, yalan.
Şartlarını yapmamakla kabul olmayan ibadet ve muâmele.
Meselâ: Bir özür bulunmaksızın taharetsiz kılınan namaz
gibi. (Bak: Fasid)(Bir bayram akşamı, gökte ay ve hilâli
arıyanlar içinde, ihtiyar bir zat da bulunur. Bu zat,
gökteki hilâli görmek için bütün kasıd ve dikkatiyle
nazarını göğe tevcih edip, hilâli araştırmakla meşgul iken,
gözünün kirpiklerinden uzanan ve gözünün hadakası üzerine
eğilen beyaz bir kıl, nasılsa gözüne ilişir. O zat, derhâl :
"Hilâli gördüm."der, "İşte bu gördüğüm aydır." diye
hükmeder.İşte sathî ve dikkatsiz nazarlar bu gibi hatalara
düştükleri gibi, yüksek bir cevhere ve mükerrem bir mahiyete
mâlik olan insan, kasdı ve dikkati ile daima hak ve hakikatı
ararken, bazan sathî ve dikkatsiz bir nazarla bâtıla bakar.
O bâtıl da; ihtiyarsız, talebsiz, davetsiz fikrine gelir.
Fikri de, çâr nâçâr alır saklar; yavaş yavaş kabul ve
tasdikine mazhar olur. Fakat onun o bâtılı kabul ve tasdiki,
bütün hikmetlerin mercii olan nizam-ı âlemden gaflet
etmesinden ve madde ile hareketinin ezeliyete zıd olduğuna
körlük gösterdiğinden ileri gelmiştir ki, şu garip nakışları
ve acib san'at eserlerini esbab-ı câmideye isnad etmek
mecburiyetiyle o dalâletlere düşmüşlerdir. İ.İ.)
Benzer Kelimeler
(Batrik. C.) Patrikler.
İşlerin, hâdiselerin ve eşyanın içyüzü ve mahiyeti. Yani: Beş duygu ile bilinemiyen melekûtiyet ve kanuniyet cihetleri.
İç, dâhilî. Gizli. İçyüz. Sır, esrar. Künh ve zâtı itibarı ile gizli. (Zıddı: Zâhir'dir) (Bak: Batn)
(C.: Bevâtir) Keskin kılıç.
(Batş. dan) Sertlikle, şiddetle hareket eden. Güçlü.
Kaz. * Kaz şeklinde yapılmış olan sürahi, su kabı.
Boş. Hükümsüz. * İşsiz. * Metrûk. Kullanılmaz. olan. * Bâtıl. Mensuh ve mefsuh. * Faydasız. * Pek büyük. Hantal.
Uzak yer. * Şişman.
Ağır hareketli. Ağır. Yavaştan.
Kalbin içi. Kalbdeki hisler.(Dünyayı ve ondaki mahlûkatı mâna-yı harfiyle sev. Mâna-yı ismiyle sevme. "Ne kadar güzel yapılmış" ...